Geçtiğimiz günlerde değerli eğitimci Alfred Rahmen’i Anne Baba Okulu akşamımızda ağırladık. “Çocukluktan Ergenliğe” başlıklı anne baba akşamında, ortaokul çağındaki çocukların gelişim süreçlerine, genç insana kendine doğru giden yolda ebeveyn olarak eşlik edebileceğimize Waldorf pedagojisinin bakış açısından birlikte yaklaşma fırsatı bulduk.
Akşam boyunca ergenlik dönemine yalnızca zorluklar üzerinden değil; genç insanın kendini bulmaya çalıştığı, bireyselliğini keşfettiği ve yaşamla kendi özgün bağını kurduğu çok değerli bir gelişim dönemi olarak baktık. Her ne kadar zaman zaman çalkantılı görünse de, aslında bu dönemin insan yaşamının en hassas ve en önemli eşiklerinden biri olduğunu yeniden hissettik.
Alfred Rahmen, genç insanın bu kendini arama sürecinin farklı yönlerde gelişebileceğinden bahsetti. Bazı çocuklar daha içe dönük bir yol izleyerek; yalnız kalma ihtiyacı, günlük tutma, müzik, sanat ya da insanlığa yön vermiş kişilerin biyografileriyle ilgilenme gibi alanlar üzerinden kendi iç dünyalarıyla bağ kurabiliyorlar. Bazı gençler ise kendilerini daha çok hareketin, sporun, takım oyunlarının ve yaratıcı faaliyetlerin içinde ifade ediyorlar. Burada önemli olanın, çocuğumuzun hangi yoldan ilerlediğini fark ederek ona uygun alanlar açabilmek olduğunu konuştuk.
Bir diğer önemli başlık ise, ideallerine doğru yürüyen genç insan için özgürlük ve sorumluluk arasındaki hassas dengeydi. Ergenlik dönemindeki çocuklarımız bir yandan kendi düşüncelerini, tercihlerini ve bağımsızlıklarını geliştirmeye ihtiyaç duyarken; diğer yandan da güven veren sınırlara, yetişkin rehberliğine ve sağlam ilişkilere ihtiyaç duyuyorlar. Bu dönemde çocuklarımızın en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden birinin; kendilerine güvenildiğini hissetmek, gerçekten görülmek ve yargılanmadan dinlenmek olduğunu yeniden fark ettik.
Akşamın en etkileyici imgelerinden biri ise ergenlik döneminin zaman zaman fırtınalı bir denize benzetilmesiydi. Genç insanın duyguları ve davranışları bazen dalgalı, yoğun ve karmaşık hale gelebiliyor. Böyle anlarda ebeveynler ve yetişkinler olarak bizim görevimizin, kendi sakinliğimizi koruyabilmek ve tıpkı fırtınalı havalarda bile ışığını kaybetmeyen bir deniz feneri gibi yön göstermeye devam edebilmek olduğunu konuştuk.
Velilerimizin soruları, paylaşımları ve canlı katılımıyla sıcak bir karşılaşma alanına dönüşen bu güzel akşam için Alfred Rahmen’e ve katılan tüm ailelerimize teşekkür ediyoruz.


